Part-time Çalışanlarınızla Konfor Alanınızdan Çıkın

 

Üniversitede okuyorsunuz, zamanınızın büyük bir kısmı boş. Arkadaşlarınızla gezinmek, etkinliklere gitmek gerçekten keyifli ama sanki başka bir şey yapsanız daha mutlu olacaksınız. Ya da senelerdir aynı işte çalışıyorsunuz ve artık size bir şey katmadığını düşünüyorsunuz, uzun bir süredir bu monotonluğa sabretmişsiniz… Arada aklınıza değişik fikirler geliyor, kendinize katabileceklerinizle ilgili hayal alemine dalıyorsunuz. Fakat içten gelen bir ses size, “Aman part-time iş bulsan ne olacak ki, mezun olunca durumlar belli? Hem zaten ders çalışman lazım.” veya “ İşini nasıl bırakacaksın ki, en azından sabit bir gelirin var şu an. Bu zamanda yeni iş bulmak zor, hem bu yaştan sonra farklı bir alanda part-time ya da freelance nasıl çalışılır ki?” diyor. İç sesine kulak verenler hayallerinden vazgeçer ve monoton hayatına bir şekilde devam eder, konfor alanında olmak elbette güvenlidir. Vermeyenlerse konfor alanından çıkarak, değişime adım atar.

 

Bu hafta Pariyer Blog’ta hem çalışanlar için hem de işverenler için çok önemli bir konu var: “Konfor alanından çıkmak”.  Azor Brand & People Solutions’ın 2018 Konfor Alanı Araştırması sonuçlarından da kısa notlarla hazırladığımız yazımıza gelin hep beraber bakalım.

 

çalışan, işveren, konfor alanı, motivasyon, performans
Konfor alanından çıkanlar hep mutlu, hem başarılı…

 

Konfor Alanı Nedir?

 

Konfor alanı, 1908’de iki psikolog tarafından adı konmasa da tanımı yapılan bir kavramdır.  Bireylerin kendilerini güvende hissettiği, minimum stres ve riskin en az olduğu ve bireyin sabit bir performansla hareket ettiği alan olarak tanımlanabilir. Bu stressiz alanda bireyler gelişimden uzaklaşır. Araştırmalara göre belli derece olan stres insanın motivasyonunu ve performansını arttırır. Türkiye’de gerçekleştirilen bu araştırmada, iş hayatında heyecan alanında olan kişiler, % 12 gibi az bir oranda kalmış. Kaygılı kitle ise % 18 olarak çıkmış. Kültürel olarak erkeklere ev geçindirme konusunda yüklenen sorumluluklardan kaynaklı, erkeklerin %54’ünün kadınların ise % 61’inin konfor alanında olduğu belirlenmiş.

 

Araştırmada, üst yönetim kademelerinin (genel müdür, genel müdür yardımcısı, direktör, koordinatör) % 55’inin konfor alanında olduğu, heyecan oranlarının ise diğer pozisyonlara göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmış. Bunun yanında en düşük konfor alanı oranı inşaat sektöründe ve kaygılı kitle yoğunluğu olarak en yüksek oranlar yine inşaat ve enerji sektöründe yer almış. Firmalardaki çalışan sayılarına göre ise, 1-9 kişi çalışanlı firmalarda hem heyecan hem de kaygı alanı oranlarının genel ortalamaya göre yüksek olduğunu görülmüş. Çalışan sayısı arttıkça, konfor alanındaki kişi sayısı da artış göstermiş.

 

Kariyerlerinde başarılı kişiler ve sürekli büyüyen firmalar konfor alanı dışında sürekli bir değişim hali içerisindedirler. Konfor alanının esaretinden kurtulmak ve gelişim için biraz cesaret gereklidir. Yine çalışanlar için işini daha büyük heyecanla yapan, kendisini firmasına ait hisseden ve yüksek performansıyla daha iyi işler üreten mutlu çalışanlar olmak mümkün. Nasıl mı, konfor alanından çıkarak!

 

Üniversitede okurken, yeni mezun olduğunuzda bir şekilde “Zaten ben okuyorum, zaten ben istediğim gibi bir iş bulamıyorum, zaten ben ev hanımıyım çocukla nasıl olucak?” dediğinizde konfor alanınızı daha da sağlamlaştırıyorsunuz. Şimdi bu alandan çıkma zamanı! Pariyer.com, hem çalışan tarafında hem de işveren tarafında konforlu alandan çıkılarak daha kısa zamanda hedeflere ulaşılması noktasında sizlere destek oluyor. İşverenler artık ulaşmak istedikleri noktaya part-time ve freelance çalışanlarıyla geliyor, çalışan adayları ise part-time ve freelance işlerle deneyimlerine deneyim katıyor.  Konforunu bozup yeteneklerini sergileyen çalışan adayları burada, peki siz nerdesiniz?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir