Freelance Çalışan Olarak Hak Ettiğiniz Saygıyı Görmenizin Yolları

Freelance çalışmanın esneklik ve özgürlük gibi avantajları herkes tarafından kabul gören birer gerçek. Patron sizsiniz! Ancak gel gelelim madalyonun bir de diğer tarafı var. Her iş mükemmel olmadığı gibi freelance çalışanlar da ne yazık ki çoğu zaman ön yargılarla başa çıkmak zorundalar. Pariyer olarak en temel 3 şehir efsanesini sizin için derledik ve bu ön yargılara karşılık çözüm yollarını sıraladık:

#1 Freelance Çalışanlar Tam Zamanlı Çalışanlara Göre Daha Yeteneksiz, Bu Yüzden Daha Düşük Bir Ücret Hak Ediyorlar

Freelance çalışmak mecburu ikincil bir seçenek, yani bir B planı değil, bilinçli bir seçim. Bu yolu seçmek işimizin kalitesini etkilemez. Bilakis başarılı freelance çalışanlar o işi yapanlar arasında en iyiler arasında, çünkü piyasadaki diğer insanlarla sürekli bir rekabet içindeler ve hiçbir söze hacet kalmadan işleriyle ön planda olmak istiyorlar.

Freelance çalışanların işverenler için “daha ucuz” bir seçenek olduğu fikri biraz karışık: Taşeronlarla çalışmayı tercih eden şirketlerin bu seçimi yapma nedenlerinden biri vergi, sağlık sigortası ve diğer harcamalardan tasarruf etme fırsatı yakalamaları. Ancak madalyonun diğer tarafına bakacak olursak sağlık sigortası, emeklilik sigortası gibi harcamalarla freelance çalışanlar bizzat kendileri uğraşmak zorundalar.

Aldığınız paranın her bir kuruşunu hak ettiğinizi gösterin:

– Portfolyonuzu da ekleyebileceğiniz muhteşem bir web sitesi hazırlamak için gerekli zamanı ve enerjiyi harcayın, hatta biraz kesenin ağzını da açmanız gerekecektir. Portfolyonuz, kendinizi pazarlamanızın ve yeteneklerinizi sergilemenizin en güzel yollarından. “Hakkımda” sayfasını büyük bir özenle hazırlayın. Linkedin ve Behance gibi profesyonel sitelerde aktif olun.

– Harcamalarınızı da sorunsuzca kapatmanızı sağlayacak makul bir ücret teklif edin. Kendi sektörünüzde ücretler hangi skalada iyice araştırın. Ücretinizi ilk başta çok yüksek tutmayın, düzenli aralıklarla artış yapın.

– Talep ettiğiniz ücret tartışmaya açılırsa hak ettiğinizden daha düşük bir ücrete evet demeyin. “Daha düşük bir ücret talep ediyorsunuz ama serbest çalışan olarak benim de para konusunda endişelerim var, bu nedenle daha düşük ücreti kabul etmek beni zorlayacaktır,” cümlesini kurmanızda hiçbir sakınca yok

#2: Freelance Çalışanlar Tembel ve İlgisiz. E-postalara Dönüş Yapmak Yerine Gün Boyu Pijamaları Üstünde Bilgisayar Oyunları Oynuyorlar

Freelance bir çalışan olarak bu cümleyi duyunca “Ah, keşke!” dediğinizi duyar gibiyiz. Bir yandan başka bir işte çalışırken ya da okula giderken diğer taraftan freelance olarak yarı zamanlı bir şekilde çalışıyor olsanız bile, bunu nedense ek bir iş olarak görmek yerine boşuna çabalama olarak görüyorlar.

Freelance çalışmak zahmetli bir iş. Tam zamanlı çalışan gibi mesai saatleriniz haftada 40 saati bulmasa bile aslında toplamda işinize harcadığınız süre bunun çok daha üstüne çıkıyor. Fatura kesmeniz, olası projelere bakmanız, e-postalara cevap vermeniz gerek. Ayrıca yeni projelerinizle portfolyonuzu güncellemeniz ve sosyal medya hesaplarınızda aktif olmanız da gerekiyor. Bu nedenle talep ettiğiniz ücret de bunca işin altından kalkabilmenize olanak tanıyacak düzeyde olmalı.

Müşterilerin freelance çalışanların boş gezenin kalfası olduğu gibi yanlış düşüncesini kırmak için işinizi düzgün yaptığınızı gösterin, sık sık iletişim kurun ve eskiden çalıştığınız sizden memnun müşterilerinizden referans alın. Size güvenmeleri için e-postalara yanıt vermeyi geciktirmeyin, proje teslim tarihlerine uyun. “Ofis dışında”, yani masanızın başında olmayacaksanız otomatik yanıtlayıcıyla e-postalara bir süre bakamayacağınızı bildirin.

#3: Freelance Çalışanlar Her Ne Olursa Olsun Müşteriyi Mutlu Etmeli

Ne yazık ki “Müşteri her zaman haklıdır” deyişine hala inanan müşteriler var ve buna dayanarak müşteri- freelance çalışan ilişkisini kolaylıkla manipüle edebiliyorlar. Bu düşüncenin dayanaklarından biri de müşterilerin freelance çalışmayı “işsiz” kelimesiyle eş değer tutmaları. Öyle ki ofis dışında çalışan bu insanları sömürmek için her fırsatı kolluyorlar.

Böyle bir düşüncenin ve davranışın önüne geçmek için sınırlarınızı iyi çizin. Geç ödeme yapılması gibi problemlerin olmaması için en başından yazılı olarak her koşulu kayda geçin ve bir sözleşme hazırlayın. Ödeme koşulları, işin içeriği, zamanlama gibi her türlü detaya yer verin. Böylece ileride problemler oluşursa sözleşmeyi kanıt göstererek hiçbir tartışmaya girmeden sorunu halledebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir